Skip links

Esnaf Kurye Modeliyle Çalışan Kuryeler Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Esnaf Kurye Modeliyle Çalışan Kuryeler Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Günümüz hayat şartlarında, teknolojinin gelişimi, büyük şehirlerde trafikle beraber sürekli bir yerlere yetişme kaygısı, tüketim kültürünün her geçen gün artması gibi nedenlerle beraber kurye ihtiyacı artmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde olmak üzere yaygınlaşan yoğun trafikten etkilenmeyen motokuryeler, metropol insanının birçok yükünü sırtlamaktadır. Hızlı yetişme ihtiyacının ötesinde artık temel ihtiyaçlar dahi motokuryeyle karşılanmaktadır. Bu da motokuryeleri özellikle metropol insanının hayatının önemli bir parçası haline getirmektedir. Özellikle pandemi dönemindeki insanların toplu taşımalardan, toplu yerlerdeki pazar ve alışveriş merkezlerinden uzak durması da kuryelerin hayatımızın önemli bir parçası olmasını hızlandırmıştır.

Özellikle pandemi zamanındaki kurye ihtiyacının artması bu sektörde hizmet veren işçi, işçi sayılarını da arttırmıştır. Bu sebeple çalışma şartları ve yeterlilik sertifikaları gibi bir çok sorunu da ortaya çıkarmıştır.

Şirketlerin çıkan sorunlara karşı uygulamaları bu sektörde hizmet veren kurye ve motokuryelerin hak kayıplarını arttırmıştır. Şirketler kuryelerin sorunlarına çözüm bulmak yerine, maddi kazançlarını arttırmak, işçilik alacakları gibi sorumluluklardan kurtulmaya odaklanmıştır. Bunun sonucu olarak da esnaf kurye modeli benimsenmiştir.

 

Esnaf Kurye Modelinin Hukuki Sorumlulukları

Esnaf kurye modeli son zamanlarda ortaya çıkmış bir sistem olmakla beraber bir çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Özellikle kuryeyle şirket arasındaki en büyük sorun İşçilik alacakları konusundaki sorumluluktur. Yani kıdem, ihbar, fazla mesai gibi işçilik alacaklarından şirketler sorumlu olmak istemezken, esnaf kurye modeliyle çalışan kuryeler ise bu haklarını talep etmektedirler.

Şirketlerin kendi işinin patronu olmak vaadiyle cazipmiş gibi gösterdikleri esnaf kurye sistemi, çalışanı şirkete mahkum ederek kuryeyi daha fazla kullanma üzerine kurulmuştur. Şöyle ki; şirketler önce kurye olarak çalışmak isteyenlere şahıs şirketi kurmayı şart koşarak daha sonra başvuru yapabileceği söylenmektedir. Bu şekilde yaptığı işlemleri tüzel kişi şirket adına yapmaya başlamaktadır. Şirketler bununla kuryenin işçi statüsünü ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu şekilde esnaf kurye modelinde teslim edilen parça başı siparişin dışında şirketin kasasından vergi, sigorta gibi ödemeler çıkmamaktadır. Bununla beraber sigortalı çalışanı olmadığı için özellikle metropol şehirlerde çokça yaşanan kazalardan da sorumlu olmak istememektedir

Bunun yanında iş hukuku kapsamında yukarıda da değerlendirdiğimiz gibi tüm işçilik alacaklarından; kıdem, ihbar, fazla mesai, tatil günlerindeki çalışmaların karşılığı olan haklardan kurtulmak istemektedirler. Şöyle ki esnaf kurye modeli çalışma ve performansına göre kazanılan bir sistem olduğu için kuryelerin 12 saati bulan çalışma saatleri göz önüne alındığında ciddi bir fazla mesai yükü şirketlerin karşısına çıkmaktadır.

İş hukukundaki işçilik hak ve alacaklarından faydalanmak için öncelikli olarak işçi sayılmak gerekmektedir. İş Kanunu 2. maddesinde işçi, bir iş sözleşmesine bağlı olarak çalışan gerçek kişidir. İş sözleşmesi üç unsurdan oluşur; iş, ücret ve bağımlılık. Bu nedenle bu unsurları taşımayan bir sözleşme iş sözleşmesi olarak kabul edilemez.

Bu maddeye göre esnaf kurye modeliyle çalışan kuryeler için 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen yapılan iş ve bunun karşılığında bir ücret alındığı için iş ve ücret unsurlarıyla alakalı bir tereddüt yoktur. Ancak esnaf kuryenin işçi sayılabilmesi noktasındaki tartışma bağımlılık unsurundan kaynaklanmaktadır.

Nitekim 4857 Saytılı İş Kanununun 8. maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.”

Bu anlamda bağımlılık unsurunu irdelersek; bağımlı olarak iş görme, temel anlamda işçinin işveren tarafından verdiği emir, görev, yönlendirme ve talimatlara uymasıdır. Bunun kapsamı bir kuryeyi sipariş için bir yere gönderme olduğu gibi geç kaldığında ceza vermek de bağımlılık unsurunun bir parçasıdır.

Esnaf kurye modelinde bağımlılık unsurunu değerlendirdiğimizde; her ne kadar işe alınan kurye, şahıs şirketi kurmuş olup vergi mükellefi olsa da şirketin emir ve yönlendirmeleriyle siparişler bildirilerek emir, talimat düzeni içerisinde işin yürütüldüğü göz önüne alındığında bağımlılık unsurunun oluştuğu görülmektedir.

Bu nedenlerle uygulamada yaygın şekilde kullanılan esnaf kurye modeli unsurları bakımından kuryenin “işçi” olma durumunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle işçilik alacakları bakımından şirketlerin sorumluluğu devam etmektedir. Çalışma süresi bakımından kıdem tazminatına hak kazanan çalışan bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanır. Bununla beraber tatil günlerde çalışan ve fazla mesai yapan kuryeler de yine işçilik alacaklarını talep edebilirler.

Originally posted 2024-03-04 16:27:59.